İndirim!

Rus Devrimi Serisi (5 Kitap)

 165,50  105,00

Mehring Yayıncılık ve onun öncülü olan Prinkipo Yayıncılık’tan Rus Devrimi’ni ve onun sonraki gelişimini analiz eden 5 kitaplık set özel indirim ile sizlerle.

Lenin’in ölümünün ardından Sovyetler Birliği’nde yaşanan iktidar mücadelesinin sınıfsal temellerini belgeleriyle ortaya koyan Karanlık Çökerken; Stalin’in Marksist muhaliflerine uyguladığı terörü anlatan Kızıl Kitap; Rus Devrimi’nin bugün ile bağlantısına ışık tutan Rus Devrimi ve Tamamlanmamış Yirminci Yüzyıl ve Rus Devrimi’ni Neden İncelemeliyiz? ve son dönemde sağcı be burjuva ideologları tarafından tekrardan saldırıya uğrayan Troçki özelinde Rus Devrimi’nin çarpıtılışına karşı yazılmı olan Lev Troçki’yi Savunurken kitapları bu serinin kitapları…

Kategoriler:

Karanlık Çökerken

Ekim Devrimi sonrasında Rusya’da bürokrasinin yükselişine çare bulamayan Bolşeviklerin yenilgisine doğru giden sürece ait muhalif Bolşeviklere 1923-1928 dönemine ait belgeler…
Karanlık, bir güneş tutulması gibi gün ortasında gelmemişti.
Bir devrimi zafere ulaştıranların başına gelebilecek en beklenmedik, en korkunç şeydir devrim sonrasında muhalefete düşmek. Karanlık önce insanın ruhunda belirir.
1921 yılında, Sovyetler içinde diğer partilerin, Rusya Komünist Partisi bünyesinde de hiziplerin yasaklanması tek başına karanlığa doğru atılmış bir adım değildi ama yine de bir ışık söndürülmüş oldu.
İç savaşın bakiyesi yıkım, sanayi olanaksızlıklar, tarımın ülkeyi beslemekten aciz durumu, ürün kıtlığı, konut sorunu, emperyalist kuşatma, kıvılcımı olduklarını düşündükleri dünya devriminin “gecikmesi,” tüm bunlar muhalefeti bastırmanın ve yasaklamanın gerekçesi olurken diğer yandan da asıl düşman kapitalizme kapıyı aralayan Yeni Ekonomi Politikası’na (NEP) geçişin de koşullarıydılar.
İşçi-Köylü kimliği imgelerle beraber yüceltilirken, sahne gerisinde proletarya ve küçük toprak sahibi köylü çoktan “sosyalist” ilkel birikimin şanlı kurbanlarına dönüşmüşlerdi. Batı Avrupa’da 17. yüzyılda yaşanan ilkel birikim evresi 20. yüzyılın başında Rusya’da tekerrür ediyordu; ancak bir farkla: Sancak, proleter devrimin kızıl rengiydi.
Karanlığın habercisi bulutlara dikkat çekilmesi için beklenilmedi: 1923’ten itibaren yaşlı bir Bolşevik’in son nefesinde ve diğerlerinin de bağrından yükseldi sesler. Devrimin üzerinden sadece on yıl geçmişti ki devrimcilerin muhalefeti de son nefesini verdi. Bir on yıl sonra bizzat devrimciler ölüm mangasının karşısına çıkarılıyordu.
Bolşeviklerin mimarı oldukları devrimin ellerinin arasından kayıp gitmesine karşı direnişlerinin öyküsünü değil bizzat bu mücadelenin belgelerini; konuşmaları, yazıları, mektupları bulacaksınız bu kitapta. Aynı zamanda, yükselen bürokrasinin “devrimci” bir mevkiden seslenen sesini.

Kızıl Kitap

1936 Moskova Duruşmaları, SSCB’de iktidarı uzun süre önce gasp etmiş olan Stalinist bürokratik kliğin artık “Troçkizm” olarak tanımlanan Marksist düşünceye ve Bolşeviklere yönelik başlıca komplolarından biriydi. Zinovyev ile Kamenev’e ve arkadaşlarına karşı açılan ve Lev Troçki’nin –gıyabında– başlıca sanık olduğu bu bu dava, tam bir sahtekarlık örneğiydi. Stalinist bürokrasi Bolşevik-Leninistlere karşı 1936 Moskova Duruşmalarındaki komployu düzenlediği sırada, Troçki Norveç’te gözaltında tutuluyor; Komintern’in partileri ise dünyanın dört bir yanındaki Troçkistlere karşı yoğun bir kampanya sürdürüyordu. Lev Sedov da, 1936 Moskova Duruşmaları üzerine bu broşürü yazdıktan 16 ay sonra, Şubat 1938’de Stalinist katiller tarafından öldürülecekti. Ancak ne SSCB’deki terör ne de GPU’nun Sedov’u ve çok sayıda önde gelen Marksisti öldürmesi, Stalin’in işçi sınıfını Marksist bir önderlikten yoksun bırakma planını başarıya ulaştırabildi. Troçki önderliğindeki Marksistler, faşizm ile Stalinizmin eş zamanlı terörü altında ve bir dünya savaşının öngününde; yani işçi sınıfının ona en fazla gereksinim duyduğu bir dönemde, Sosyalist Devrimin Dünya Partisi Dördüncü Enternasyonal’i kurdular. Stalin önderliğinde gerçekleştirilen bürokratik karşıdevrim sürecinde önemli bir aşamayı ifade eden 1936 Moskova Duruşmalarına ilişin bu kitapla birlikte, siyasi tarih alanında, boyutu küçük ama içeriği son derece önemli bir yapıtı Türkçeye kazandırdığımızı düşünüyoruz.

Rus Devrimi ve Tamamlanmamış Yirminci Yüzyıl

Siyasette ve kültürde farklı bir dönem olarak 20. yüzyılın, Ağustos 1914’te, Birinci Dünya Savaşı’nın patlaması ile başladığı konusunda tarihçiler arasında genel bir kabul var. Ancak onun ne zaman sona erdiği ya da sona erip ermediği, yoğun bir anlaşmazlık konusu. Bu tartışma, 100 yıllık bir zaman diliminin biçimsel tarihlendirilmesi üzerine değildir. 1900’lü yılların sona erdiği ve bizim 21. yüzyılda yaşadığımız açık. Bununla birlikte, yeni yüzyılın ikinci on yılını yarılamış olmamıza karşın, dünyamız 20. yüzyılın çekim alanı içinde olmaya devam ediyor. Eğer tarihçiler geçtiğimiz yüzyıla hala öfke ile bakıyorlarsa, bunun nedeni, insan soyunun, hala, politika, ekonomi, felsefe ve hatta sanat alanlarında, onun karara bağlanmamış mücadelelerini veriyor olmasıdır.

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK) içinde kırk beş yılı aşkın süredir önde gelen bir rol oynayan David North, Marksist teori, uluslararası Troçkist hareketin tarihi ve emperyalist jeopolitika üzerine çok sayıda eserin yazarıdır. Bu eserler arasında, Savunduğumuz Miras; Amerikan Demokrasisinin Krizi; Lev Troçki’yi Savunurken; Frankfurt Okulu, Postmodernizm ve Sahte Solun Politikası ve Savaşla Geçen Çeyrek Yüzyıl: ABD’nin Küresel Egemenlik Yönelimi (1990-2016) bulunmaktadır. North, şu anda Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin (WSWS) Uluslararası Yayın Kurulu’nun ve Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (ABD) başkanıdır.

Rus Devrimini Neden İncelemeliyiz?

1917 Rus Devrimi, 20. yüzyılın en önemli olayıydı. Rus işçi sınıfının Vladimir Lenin ve Lev Troçki önderliğinde iktidarı alması insanlık tarihinin gidişatını değiştirmiştir ve bu olay bugün bile yankılanmaktadır. Rusya, Şubat ile Ekim 1917 arasında iki muazzam devrimle sarsılmıştı. İlki 300 yılı aşkın süredir egemen olan Romanov aristokrasisini alaşağı ederken, ikincisi burjuva Geçici Hükümet’i devirmiş ve tarihteki ilk sosyalist işçi devletini kurmuştu. 1917 olayları, bunların sonuçları ve dersleri, en yoğun ve keskin anlaşmazlıkların konusu olmayı sürdürmektedir.

Bu eser, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin önde gelen üyelerinin Rus Devrimi’nin yüzüncü yıldönümü anmak üzere kaleme aldıkları konferans metinlerinden ve makalelerden oluşuyor. Bu iki cildin içindekiler, Marksist bir perspektifle yazıldıkları için benzersizdir. Yazarlar, dünyanın bir kez daha kapitalist sistemin küresel krizi eliyle sarsıldığı koşullarda, 1917 derslerinin güncel geçerliliğinin altını çiziyorlar.

Lev Troçki’yi Savunurken

Lev Troçki (1879–1940), yirminci yüzyıl siyasi tarihindeki en tartışmalı figürlerden birisidir. Troçki, yaşamı boyunca Sovyetler Birliği’ndeki Stalinist rejimin kirli bir yalan ve suçlama kampanyasının hedefiydi ve bu kampanya sürgündeki devrimci öndere yönelik suikastla sonuçlandı. Troçki’nin öldürülmesinden yetmiş yıl sonra, tarihsel kayıtlara yönelik uzun süredir gözden düşmüş Stalinist çarpıtmalar ve tahrifat, ana akım akademik literatürde yeniden ortaya çıktı. Tanınmış Britanyalı tarihçiler –Profesör Robert Service, Profesör Ian Thatcher ve Profesör Geoffrey Swain– tarafından son dönemde yayımlanan üç Lev Troçki biyografisini derinlemesine çözümleyip kapsamlı bir şekilde çürüttüğü bu eserinde David North, çağdaş akademik tarihçiliğin mevcut durumu hakkında rahatsız edici soruları gündeme getiriyor.

David North’un bu polemik eseri, İngilizce ilk basımından bu yana olağanüstü bir uluslararası etki yarattı. Service’in biyografisine yönelik eleştirisi, saygın American Historical Review ve önde gelen Avrupalı tarihçiler tarafından desteklendi. İlk basımı 2010 yılında yapılan Lev Troçki’yi Savunurken’in Türkçe çevirisi, 2013’te yayımlanan genişletilmiş ikinci basıma dayanıyor. North’un konu üzerine son konferanslarını içeren bu basım, büyük devrimci sosyalist teorisyen ve eylem adamı Troçki’nin yaşamı üzerine günümüzdeki başlıca otorite olarak yazarının ününü pekiştirmiştir.

“North’un Troçkizmi göz önüne alındığında, Service’e karşı abartılı bir yaklaşım sergilemesi ihtimalinden haklı olarak şüphelenebiliriz. Fakat kendisinin kitabı dikkatlice incelendiğinde, Service’e yönelik eleştirisinin, tam da Troçki uzmanı Baruch Knei-Paz’ın belirttiği gibi, ‘detaylı, titiz, iyi savunulmuş ve yıkıcı’ olduğu görülmektedir.”

Bertrand M. Patenaude, The American Historical Review

Trotsky: Downfall of a Revolutionary kitabının yazarı

İncelemeler

Henüz inceleme yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.